30 Eylül 2016 Cuma

Yaşasın Bugün Cuma

Bu haftadan itibaren inşallah en azından cuma günleri buraya yazma alışkanlığımı tekrar sağlamaya çalışacağım. Muhteşem hareketli!!? hayatımda neler neler olduğunu buraya yazmalıyım.

Her gün sabah 8 de işe geliş 12.de eve gidiş çabucak bir şeyler yeyip 12.30 da kızımı okula bırakıp tekrar .işe geliş 17.00 da çıkış ya markete gidiş ya da eve gidip ya yemek yapış derken bayağı bir hareketli idi ama Bu hafta çabucak geçmedi nedense. Kafam tedavi ile ligli sorunlar daydı çoğunlukla ve doktorla da ilgili de sıkıntı gibi bir şey oldu. Ama yarın kontrole gideceğim yine. Umarım her şey yoluna girer.

Bu hafta sağlıklı bir bünyeye kavuşmak için çok güzel beslendim. Arada akşamları ya da öğle araları yarım saat yürümeye çalıştım. Sabah kahvaltısı için üşenmedim akşamdan kendime meyveli sütlü yulaflar hazırladım ve afiyetle yedim. Daha önceden corn flakes ve müsli gibi şeyleri sevmediğimden bunu da sevmem diye hiç yapmıyordum. Ama instagramda takip ettiğim bazı arkadaşların muhteşem sunumlarıyla canım istedi Ve iyi ki de denemişim. Hiç şeker, bal katmadan tek bir meyve ile tatlandırsamda sabah en sevdiğim tatlıyı yiyormuşum gibi mutlu etti beni. Denemenizi tavsiye ederim. Sonra akşam yemeklerimizi geceden hazırladım hep bu şekilde zeytinyağlı enginarlar, karalahana haşlamaları gibi bir sürü sağlıklı yemekte yiyebildik. Zira işten sonra hazırlanan yemekler kısa pişme süreli basit şeyler oluyordu. Sanırım hep bu şekilde bir düzen kurup böyle devam edeceğim bu yemek mevzuunda.

Yemekleri böyle hazırlayabilmenin, evi biraz derleyip toplayabilmemin tek sebebi kızımın saat 9.30-10.00 da uyutmayı başarmamdır.  Okula başladığı bu 2 haftadır düzeni çok güzel kurduk. İlkokulda durum bu dedim. Büyük okullarında böyle olması gerekiyormuş.. O da zaten büyüme heveslisi olarak uyuyor. Zaten sabah 8 de kalktığı içinde uykusunu iyi almış oluyor. Hep böyle devam eder inşallah. Okulu çok sevdi ve anaokulundan daha eğlenceli olduğunu söylüyor. Bunun nedeni eminim daha özgür olması. Teneffüslerde oraya buraya yanında hiç bir büyük olamadan kendisinin de büyüdüğü bilincinde bir tip olarak rahat rahat koşturup duruyor. Nereden mi biliyorum? İlk hafta gizlice onu okul bahçesinde koridorlarda izledim. Takip ettim. Ama ne yapayım o benim bebeğim :))) Baktım kendini kotarıyor bu hafta artık hafiyelik yapmayım dedim... Kızımı okula misler gibi yolluyorum. Akşam eve döndüğünde çoraplar gri, pantolon dizler top tozlu geliyor. Resmen okulda  yerlerde yuvarlanmış falan sanırsınız. Cadı oyun oynarken kendini kaybediyor yaa...Bu arada bakıcısı ablası değişti. Ama hiç kızım yadırgamadan alışma falan uğraştırmadan direkt hayatına devam etti. Onun için daha iyi örnek olabilecek, daha fazla oyun oynayabileceği cici bir ablası oldu. (Umarım hep bu intibada kalır.)

Yarın onun içinde biraz alışveriş yapmam lazım. Kızımın çantası bu sene de idare eder demiştim ama defter dergiler için küçük kaldı.  Sonra güzide ilçemizde kağıt defter kabı bulamadım. Herşey plastik olmuş arkadaş. bende yarın Kayseri'de arayıp bulacağım. Ve pazar günü de çocukluğumun güzel anılarından biri olan defter kaplama etiketleme gibi şeyleri zevkle yapacağım kızımla. Ne güzel değil mi? 

Bu hafta sonu yapılacaklar listemde yine çamaşır ütü ön sıralarda. Birde kışlıkların çıkarılması var ki o da ekstra çamaşır olabilir. Ben kışlıkları kaldırırken yıkıyorum. Ama tekrar açarken de yıkamadan giymek içime sinmiyor. Sanki durmuşluğun bir kokusu oluyor. Sonra üst kat yatak odaları, banyolar temizlenecek silinip süpürülecek. Eski bakıcı temizliğe de yardım ediyordu. fazla ellemiyordum. Ama ne yalan söyleyeyim. istediğim ve kendi yaptığım gibisi olmuyor hiçbir zaman. Hem ben ev temizlerken mutlu olan bir insanım. Biliyorsunuz deliyim!!! Büyük temizlik dışında kimseleri çağırmayacağım. 

İşte benim renkli hayatımdan enstantaneler! 

Siz nöruyonuz?