8 Ağustos 2016 Pazartesi

Hafta sonları, dedikodu ve bugün ne yedim?

Geçen hafta sonu eşimin abisigil Almanya'dan bizi ziyarete geldi. Eltimi falan da çok severim. Çok sevindim ziyaretlerine. Bol bol yedik içtik. Güzel sofralar kurduk gezdik falan derken tabiki geçen haftasonu hiç dinlenmedim. Ama çok güzeldi gerçekten yaz olduğunu onlar sayesinde hissetmiş oldum. Evde 10-12 kişi falan olduk bir 5 gün. (Kayınvalide de vardı.Ama bakın ondan bahsetmiyorum !!) Birde izinler iptal olduğunu ve işe de gittiğimi burdan tüm miskin tembel ev hanımlarının da gözüne sokmak isterim.

Bu haftasonu da cumartersi tabii ev, çarşaf yastık ve bolca kirlenen bir mutfağı temizlemekle geçti. Pazar günü de üç haftadır bizde olan eşimin yiğenini yolcu ettik. Ve sonrasında da arkadaşlarlayken falan yine gece geç bir saatte eve döndük ve nereye nasıl yattığımı bilmeden uyudum.

Eşimin yiğeninin gitmesi de iyi oldu. Sözüm ona elifle ilgilenmek için gelen kendi benim beş yıldızlı otel konforu sunmamı sevdi sanırım. Gece geç yatan, öğle 12-13 gibi kalkan 16 yaşında ama 23 görünen bir tip çizin kafanızda. Kahvaltısını öğle aramda koştur koştur gidip hazırladığım, akşam yemekleri keza, masa kurmaya falan yardım etmeyen ve kalkarken de bir zahmet sadece kendi tabağını musluk kenarına koyan bir kişi. Misafirlerim varken de biz birlikte yemek hazırlarken anneaannesinin zorlamasıyla bir kere masa hazırladı diye sofrada bütün işi ben yaptım diyen biri. ( evde iş yapmamak için bize kaçtığı da söylendi. laf arasında!) Elinde sürekli telefonuyla kızıma da olumsuz örnek teşkil eden biri. Haaa bunları bu sevgili blogcuğumun dışında lafını ettim mi etmedim. Ona kızmadım anası (görümce)ne ise danası o olur dedim. Ama yoruldum bunaldım. Ve gıcık oldum. Ama son günlerde üst kattan kızımı yollayarak kendisine su ve soda getirttiğini duyunca bizim beyefendi biraz anladı durumu sanırım. Bir dahakine bu kadar uzun kalmasını istemediğimi belirteceğim (yani sanırım) bende eşşek değilim çünkü. Ve kıymet vermeyeceklere bu kadar hizmet etmek istemiyorum. Kendi o yaşadıklarımı düşündüm. Bizde büyüklere yardım etmek gönlümüzce yaptığımız bir şeydi. Ve aksi de çok büyük ayıptı. Biri bişey yaparken yan gelip oturmayı ya da yükümü üstüne devirme bencilliğini göstermeyi hiç düşünmedim. Anneme beni böyle yetiştirdiği için teşekkür etmeliyim. 

Birde benim saf kızım bunu çok seviyor. Sanki onunla süper ilgilendi süper oynadı falan gibi. Ahh ne olacak kızımın bu sevgi kelebeği halleri bilmiyorum. Sanırım yetişkinliğinde yiyeceği kazıklarla geçer. Benim ki öyle olmuştu çünkü. (Gerçi hala geçmemiş te olabilir tabii)

Neyse dertleşmek için yazdım. Siz ne yapardınız bu durumlarda? 

Bugun: 
sabah :nescafe
öğle:çilekli sütlü yulaflı lapa (çok ferah ve güzeldi)
akşam: mercimek çorba yoğurtlu patlıcan 
canım tatlı isterse yukrıdaki lapadan yapabilirim yine!
45 dk. yürüyüş, ve zamanım kalırsa reçel yapmayı planlıyorum.