
Benim tatlı kızımın son hallerini buraya yazamadım bayadır. Tatlım benim takvimsel 9 düzeltilmiş 6 aylık oldu. Kaç doktor kontrolü geçti. Ne yedi, ne içti. Anlatılacak çok şey var. En son İstanbul'a giderken de kalmıştık.Oradan başlayalım;
Kızımın ilk uçuşu olacağından ve birlikte ilk gezimiz olacağından rahatsız olur mu diye çok çekinmiştim. Çocuklu olmanın ilk ayrıcalığı ile uçağa adım atan ilk biz olduk. Pusetini uçağa kadar götürmedim. Bagaja verdim. Böyle yapmanın daha rahat olduğunu düşünüyorum. Zira dönüşte aksini denediğimde çok sıkıntı çektim(bunun nedeni biziim arabanın biraz büyük olması da olabilir tabi). Neyse uçakta bebek oksijen maskeleri en dipte var diye beni oturttular. Yanımda iki iri teyze zaten uçak minnacık. Öyle bir sıkışıklık ve sıkıntı oldu ki. Uçak kalkmadan Elif'e afakanlar bastı. Neyse ki kalkıştan sonra hosteslerle konuşup koridorda gezme imaknı bulduk. Uçakta düşünün taa kuyruktan pilot kabinine kadar 4-5 kez tur attık. Bu durum onu rahatlattı. Bu arada milletimiz çok bebek seven bir toplum. Çok yardımcı oldular bana ya da olmaya çalıştılar. Tabii kalkışta ve inişte ona mama ve su verdim. Tek olduğum için bunları hazırlarken biraz güçlük çektim tek elimle. Neyse yine de ilk için bayağı rahat bir uçuş oldu. İstanbul'da her gün dışarı çıktığımız alışveriş yaptığımız hareketli günler geçirdik. Elif bu durumdan çok çok memnun oldu. Hatta aynı saatlerde dışarı çıktığımızdan bunu alışkanlık haline bile getirdi. İstanbul'dayken ek gıdaları da yoğunlaştırdım. Elma, havuç, şeftali ve armut püreleri, keçi yoğurtları ve sebze çorbaları yaptım. Sebze çorbası hariç, diğer şeyleri sevdi de. Yoğurdu bir yiyişi var görmelisiniz. Sanırım bu kısmında üstesinden geldik.

İstanbul'da onu götürmek istediğim birkaç doktor vardı. Önce gözleri için Dr. Hüseyin Yetik'e gittik. ROP açısından muayene etti ve gözlerinde var olan hafif şaşılığın ondan kaynaklanabileceğini söyledi. Ama bunun nedeni kesin bu denemiyormuş. Olabilirmiş. Ancak bir yaşından sonra bu durum geçmez ise tedavi amaçlı birşeyler yapılabilirmiş. Bir yaş kontrolü içinde Hüseyin bey'e gideceğiz. Ben doktor beyi hem hekim hem insan olarak çok beğendim. Gayet güzel bir muayene etti ve bana yaklaşık 20 dakika izahta bulundu. Düşünün bir mail atarak O'nla irtibata geçtim. (Ben birçok kuruma, kişiye mail atarım değişik mevzularda. çok azı geri döner. Hatta bu konuda da eşim benle alay eder.)
Sonra kızımın genel durumu için çok tavsiye edilen bir çocuk doktoruna götürdüm. Aslında bir prematüre uzmanına götürecektim. Ama önce bu doktora götürdüğümden buna gerek olmadığına karar verdim. Buradaki uzmana zaten gidiyoruz ve çok iyi. Düşünün götürdüğüm beyefendi 75 yaşının üstünde (diplomasını dikkate alarak hesapladık:))). Doktor olarak baktığı ilk çocuk belki bugün 54 yaşında. Yani çok büyük bir tecrübe. Kızımı bir güzel muayene etti ve bize çok güzel şeyler söyledi. Bu bebek, erken doğmasının ve küvözde kalmasının hiçbir emaresini taşımıyor dedi (Allah'a şükür). Gözlerini kontrol altında tutmamızı söyledi. Ek gıda konusunda bir çok tarif verdi kuzu eti ve somon gibi balıklarla da çorba yapmamı söyledi.
Kızımın yapabildiği şeylere geçelim. Kızım son bir aydır sürekli ayakta durmak istiyor. Bacakları ve ayakları o kadar kuvvetli ki dizimi acıtabiliyor bazen. Yatar pozisyondayken elinizi uzattığınızda mekik çeker gibi kafasını kaldırıp kalkmaya çalışıyor. Kızım sağa ve sola dönebiliyor. Ama emeklemeye yönelik şeyler yapmak istemiyor. Hatta yüzüstü durmayı fazla da sevmiyor. Hemen hop dönüyor. Ama sırt üstü ayaklartını ite ite yer değiştirebiliyor. Bütün oyuncaklarını ve de küçücük cisimleri bile gayet güzel kavrıyor ve çıngıraklarını falan sallıyabiliyor. Elif Iraz zaten son 3-4 aydır elleriyle aşk yaşıyordu. Artık ayaklarını ve ayak parmaklarını da bu saadet zincirine kattı. Hele o ayak baş parmağını bir emişi var cof cof diye beni deli ediyor. Hergün güneş banyosu olsun diye iki üç kez bahçeye çıkarıyorum. Salıncakta sallanmaya bayılıyor. Dışarda olmayı da sevdi. (Bu arada bu fotoğraflar geçen aya ait.)
Ben ona renkli kitaplar, çıngıraklar almıştım. Ama artık onlardan sıkıldığını farkettim. Yeni oyuncağı ne biliyor musunuz? Kumanda. Kumandanın düğmelerine basıp ışığının yanmasını çok seviyor. Düşünün kumandanın her düğmesine basıldığında kırmızı ışık yanmıyor. Maşallah bunun gibi bir takım hiç beklemediğimiz zeka göstergesi hareketleri var. Yani kızıma ışıklı ses çıkaran kumanda, telefon ve piyano gibi oyuncaklar almam gerekiyor.
* İstanbul'dayken Candaş'ın annesi Gülay'ı arayıp onla buluşma kararı almıştık. Ama İzmir'den ablamın gelişi, Elif'i görmeye gelenler, misafirlikler derken bunu gerçekleştiremedim. Bir daha da arayamadım. Lütfen kusura bakma Gülay, inş. bir sonraki sefere görüşürüz.
Kızımın ilk uçuşu olacağından ve birlikte ilk gezimiz olacağından rahatsız olur mu diye çok çekinmiştim. Çocuklu olmanın ilk ayrıcalığı ile uçağa adım atan ilk biz olduk. Pusetini uçağa kadar götürmedim. Bagaja verdim. Böyle yapmanın daha rahat olduğunu düşünüyorum. Zira dönüşte aksini denediğimde çok sıkıntı çektim(bunun nedeni biziim arabanın biraz büyük olması da olabilir tabi). Neyse uçakta bebek oksijen maskeleri en dipte var diye beni oturttular. Yanımda iki iri teyze zaten uçak minnacık. Öyle bir sıkışıklık ve sıkıntı oldu ki. Uçak kalkmadan Elif'e afakanlar bastı. Neyse ki kalkıştan sonra hosteslerle konuşup koridorda gezme imaknı bulduk. Uçakta düşünün taa kuyruktan pilot kabinine kadar 4-5 kez tur attık. Bu durum onu rahatlattı. Bu arada milletimiz çok bebek seven bir toplum. Çok yardımcı oldular bana ya da olmaya çalıştılar. Tabii kalkışta ve inişte ona mama ve su verdim. Tek olduğum için bunları hazırlarken biraz güçlük çektim tek elimle. Neyse yine de ilk için bayağı rahat bir uçuş oldu. İstanbul'da her gün dışarı çıktığımız alışveriş yaptığımız hareketli günler geçirdik. Elif bu durumdan çok çok memnun oldu. Hatta aynı saatlerde dışarı çıktığımızdan bunu alışkanlık haline bile getirdi. İstanbul'dayken ek gıdaları da yoğunlaştırdım. Elma, havuç, şeftali ve armut püreleri, keçi yoğurtları ve sebze çorbaları yaptım. Sebze çorbası hariç, diğer şeyleri sevdi de. Yoğurdu bir yiyişi var görmelisiniz. Sanırım bu kısmında üstesinden geldik.

İstanbul'da onu götürmek istediğim birkaç doktor vardı. Önce gözleri için Dr. Hüseyin Yetik'e gittik. ROP açısından muayene etti ve gözlerinde var olan hafif şaşılığın ondan kaynaklanabileceğini söyledi. Ama bunun nedeni kesin bu denemiyormuş. Olabilirmiş. Ancak bir yaşından sonra bu durum geçmez ise tedavi amaçlı birşeyler yapılabilirmiş. Bir yaş kontrolü içinde Hüseyin bey'e gideceğiz. Ben doktor beyi hem hekim hem insan olarak çok beğendim. Gayet güzel bir muayene etti ve bana yaklaşık 20 dakika izahta bulundu. Düşünün bir mail atarak O'nla irtibata geçtim. (Ben birçok kuruma, kişiye mail atarım değişik mevzularda. çok azı geri döner. Hatta bu konuda da eşim benle alay eder.)
Sonra kızımın genel durumu için çok tavsiye edilen bir çocuk doktoruna götürdüm. Aslında bir prematüre uzmanına götürecektim. Ama önce bu doktora götürdüğümden buna gerek olmadığına karar verdim. Buradaki uzmana zaten gidiyoruz ve çok iyi. Düşünün götürdüğüm beyefendi 75 yaşının üstünde (diplomasını dikkate alarak hesapladık:))). Doktor olarak baktığı ilk çocuk belki bugün 54 yaşında. Yani çok büyük bir tecrübe. Kızımı bir güzel muayene etti ve bize çok güzel şeyler söyledi. Bu bebek, erken doğmasının ve küvözde kalmasının hiçbir emaresini taşımıyor dedi (Allah'a şükür). Gözlerini kontrol altında tutmamızı söyledi. Ek gıda konusunda bir çok tarif verdi kuzu eti ve somon gibi balıklarla da çorba yapmamı söyledi.
Kızımın yapabildiği şeylere geçelim. Kızım son bir aydır sürekli ayakta durmak istiyor. Bacakları ve ayakları o kadar kuvvetli ki dizimi acıtabiliyor bazen. Yatar pozisyondayken elinizi uzattığınızda mekik çeker gibi kafasını kaldırıp kalkmaya çalışıyor. Kızım sağa ve sola dönebiliyor. Ama emeklemeye yönelik şeyler yapmak istemiyor. Hatta yüzüstü durmayı fazla da sevmiyor. Hemen hop dönüyor. Ama sırt üstü ayaklartını ite ite yer değiştirebiliyor. Bütün oyuncaklarını ve de küçücük cisimleri bile gayet güzel kavrıyor ve çıngıraklarını falan sallıyabiliyor. Elif Iraz zaten son 3-4 aydır elleriyle aşk yaşıyordu. Artık ayaklarını ve ayak parmaklarını da bu saadet zincirine kattı. Hele o ayak baş parmağını bir emişi var cof cof diye beni deli ediyor. Hergün güneş banyosu olsun diye iki üç kez bahçeye çıkarıyorum. Salıncakta sallanmaya bayılıyor. Dışarda olmayı da sevdi. (Bu arada bu fotoğraflar geçen aya ait.)
Ben ona renkli kitaplar, çıngıraklar almıştım. Ama artık onlardan sıkıldığını farkettim. Yeni oyuncağı ne biliyor musunuz? Kumanda. Kumandanın düğmelerine basıp ışığının yanmasını çok seviyor. Düşünün kumandanın her düğmesine basıldığında kırmızı ışık yanmıyor. Maşallah bunun gibi bir takım hiç beklemediğimiz zeka göstergesi hareketleri var. Yani kızıma ışıklı ses çıkaran kumanda, telefon ve piyano gibi oyuncaklar almam gerekiyor.
* İstanbul'dayken Candaş'ın annesi Gülay'ı arayıp onla buluşma kararı almıştık. Ama İzmir'den ablamın gelişi, Elif'i görmeye gelenler, misafirlikler derken bunu gerçekleştiremedim. Bir daha da arayamadım. Lütfen kusura bakma Gülay, inş. bir sonraki sefere görüşürüz.
Doktor ne güzel şeyler söylemiş, çok sevindim :) Uçakta bebek hakikaten zor iş, bazen etraftaki annelere bakıyorum da özellikle ağlamaya başladıklarında anneler çok çaresiz kalıyorlar o adar insanın içerisinde sıkışmışken... Neyse ki dediğin gibi Türkler bebek-çocuk çok seviyorlar da hem "neden ağlıyor bu" baklışları atmıyor hem de sakinleştirmek-yardıme tmek için ellerinden geleni yapıyorlar...
YanıtlaSilEvet başkalarını rahatsız etmemek için azami gayret sarfetmek gerekiyor. Bazen özellikle otobüslerde o bakışlar atılıyormuş. Tek kötü şey herkes bu konuda çok bilgi sahibi olduğu için ve siz düşünemediğiniz için? 'karnımı aç, kulaklarımı ağrıyor' gibi laflarla biraz sıkabiliyorlar.
YanıtlaSilNe guzel haberler boyle Elifden, devamini bekliyoruz Denizcim Opuyorum ikinizide
YanıtlaSilDenizcim , ne tatlı olmus kızın masallah... 41 kere masallahh.. lokum lokumm...gelismeler harika..aferin kuzuya bak nası da arayı kapattı.. cok özlemis annesini erken gelmis de naapsın kuzuuu :))))kitap okuyusuna bittiim heryerde arıyorum o kitaptan bez yok hic gıcık oldum.. cok seviyo cocuklar onları ses falan da cıkarıyolar ya...:)) sevgiler canım..
YanıtlaSilBilges teşekkür ederim.ben kitabını Mothercare den aldım. Çok güzel aylardır sıkılmadı ondan.
YanıtlaSilAslında kusura bakmıştım. Buraya yazdıgını görene kadar tabii :))
YanıtlaSilBiz de zor gunler geçirdik ve şimdiye kadar unutkanlığı olmayan ve herkesi mutlaka ilk arayan olan ben bu sene sanırım kümülatif sorunlardan dolayı düşünemez ve organize olamaz oldum. O yüzden sana da söylemiştim, lütfen arar mısın beni diye. Sen de kusura bakma, çok dağıldım.
Haberlerinize cok sevindim, harika gidiyorsunuz (41 kere maaşallah)
Sevgilerimle